Kategori: Röportaj

Japonya’nın radikal minimalistleri

Minimalist Katsuya Toyoda demonstrates how he sleeps in his room in Tokyo, Japan, March 5, 2016. REUTERS/Thomas Peter SEARCH "MINIMALISM" FOR THIS STORY. SEARCH "THE WIDER IMAGE" FOR ALL STORIES - RTX2H2QQ
Katsuya Toyoda, evinin odasına şilte-döşek serip üzerinde uyuyor.

TEMPO Dergisi – Ekim 2016 – Hayatınızda toplam kaç adet eşya var? Düşünmesi bile yorucu, değil mi? Öyleyse sizi, kendilerini eşyaları arasında boğulur gibi hissedip, hayatlarını sil baştan düzenleyen Japon minimalistlerle tanıştıralım. Tüketimin baş tacı edildiği bir çağda, dört tişört, iki tabakla, sorgu odasına benzeyen evlerde yaşıyor, alışveriş canavarı arkadaşlarından giderek uzaklaşıyorlar. 

Yeraltındaki İstanbul – II

Topkapı Sarayı 3’üncü avludaki sarnıç / Fotoğraf: Saygun Dura / İTÜ Arşivi
Topkapı Sarayı 3’üncü avludaki sarnıç / Fotoğraf: Saygun Dura / İTÜ Arşivi

ATLAS İSTANBUL (2015-16) – Zülfü Livaneli’nin 20 küsur yıl önce Anemas Zindanları’nda çektiği “Şahmaran” filminde, Rana Cabbar’ın hayat verdiği eski define avcısı Ali Dede, zindanın derinliklerinde kaybolan torunu Yusuf’u ararken, bir yandan da onunla beraber bu uğursuz yere giren çocukları kalaylar: “Nasıl girersiniz buraya! Bu mendebur zindanın bir ucu Topkapı’ya, öteki ucu Haliç’e gider. Kimleri yutmadı burası. Kilometrelerce dehlizle doludur bu zindan. Deli misiniz siz!”

O kadar akıllıysan, neden mutlu değilsin?

rajrTEMPO (Haziran 2016) – Soruyu biz değil, ‘süperstar profesör’ diye anılan Raj Raghunathan soruyor. Raghunathan, aynı ismi taşıyan kitabında, o gurur duyduğumuz zekâlarımız ve kariyer başarılarımızın, iş mutlu olmaya gelince nasıl da çuvallayabildiğini anlatıyor. Günümüzün mutsuzlar ordusunu, Raghunathan önderliğinde anlamaya çalışıyoruz. 

Mısır’da bir ateist ‘vaiz’

ismail_mohamed
İsmail Muhammed (ismini Ismail Mohamad olarak kullanıyor), hayatını turizmcilik yaparak kazanıyor. Eğitim fakültesini ateist olduğunu açıkladığı dönemde bırakmak zorunda kalmış.

TEMPO (Eylül 2015) –Mısır, ateist, ‘vaiz’… Pek bir araya gelemeyecek gibi duran bu üç kelime, genç bir Mısırlı’da vücut buluyor. İsmail Muhammed, ateizmin bir tür ‘salgın’ muamelesi gördüğü ülkesinden tüm Arap dünyasına Tanrı tanımazlığı ve sekülarizmi anlatıyor. Adresi; YouTube. “Burada, bir deli saçmasının içinde yaşıyoruz. Ve dünya bunu bilmeli!” diyor.

“Sanki Tanrı onları birlikte yaratmıştı”

zeki-metin
Zeki Alasya ve Metin Akpınar, ilk olarak 1962’de birlikte sahneye çıktı. 1967’de, Haldun Taner’in öncülüğünde Ahmet Gülhan ile Devekuşu Kabare’yi kurdular ve kısa sürede Türkiye’yi kasıp kavuran bir ikiliye dönüştüler. Birlikte filmlerde ve TV dizilerinde yer aldılar.

TEMPO (Haziran 2015) – Metin Akpınar, geçen ay kaybettiğimiz can dostu Zeki Alasya için “Zeki benim yarımdı. Yarım gitti, canım gitti” demişti. Cenaze töreninden birkaç gün sonra duygularını almak için kendisini aradığımızda sesinde derin bir keder vardı. “Konuşmak için çok erken” dedi. İkiliyle yıllarca aynı sahneyi paylaşan oyuncu Nevra Serezli, bu müthiş birlikteliği, “Sanki Tanrı onları birlikte yaratmıştı” diye tarif ediyor. Serezli ile o efsanevi yıllara döndük.

Mehmet Güreli: “Biraz daha tanınsaydım, Beyoğlu’nu elimden alırlardı”

mehmet_gureli_tempodergisi
Mehmet Güreli, dört-beş yıl önce sigarayı bıraktığı için şarkı söylerken sesinin biraz farklı çıktığını söylüyor. Kendisini, emektar gitarı eşliğinde canlı dinleme şansımız oldu. ‘Şans’ kelimesini lafın gelişi kullanmadığımı belirtmem gerek.

(TEMPO Mart 2015) – Yıllar öncesinden gelen enfes parçası ‘Kimse Bilmez’ şu sıralar YouTube’da izlenme rekorları kırarken; yazar, müzisyen, ressam ve yönetmen Mehmet Güreli, popülariteyle ilişkisini başlıktaki gibi özetliyor. Bu ‘görünme çağı’nda tevazuya hiç alışık değiliz. Fakat karşımızdaki gerçek bir entelektüel. Derin cümleler kuruyor, beyninizde birdenbire yeni bir pencere açıyor. Güreli ile yeni kitabı ve albümüne de uzanan yolculuğumuza buyrun.

Göründüğü gibi değil

gorundugu
KENDİ KAFASINA GÖRE – Siyasi partilere de, cemaatlere de mesafeli. “Pek çok cemaati yakından görme fırsatım oldu ama kendimi hiçbirine ait hissetmiyorum. Hepsinin şekilci yanları var. Devrimci nasıl yeşil parka giyiyorsa, o mantık aynen işliyor” diyor.

TEMPO (Şubat 2015) – Çoğumuz kalıpları yıkmaktan, ezberleri bozmaktan söz etsek de, kafamızdaki kodlardan zor kurtuluyoruz. Başı örtülü bir kadının rock konserine gitmesini şaşırtıcı buluyoruz mesela. Ya da Twitter’da, Hz. Muhammed karikatürü paylaşmasını beklemiyoruz. Ama oluyor. Twitter’ın giderek dikkat çeken hesabı ‘Göründüğü Gibi Değil’in sahibi, sıra dışı portresiyle şablonlara kafa tutuyor.