Marlon Brando’nun cennet adası Tetiaroa

Swim the lagoon along South Point to Turtle Beach.
Bilgisayarlarımızın arka planlarını süsleyen o düşsel adalardan biriyle karşı karşıyayız. Ve bu tamamen gerçek!

TEMPO TRAVEL (Yaz 2015) – ‘Baba’ karakteriyle özdeşleşmiş efsanevi oyuncu Marlon Brando, gerçek hayatta sıkı bir çevreci ve doğa âşığıydı. Fransız Polinezyası’ndaki cennet adası Tetiaroa’ya öyle tutkundu ki, “Bu güzelliği tarif etmek kapasitemi aşıyor. Burası Güney Denizleri’nin ruhu” diyordu. Üzerine titrediği adasında, doğaya en ufak zarar vermeden lüks bir otel açabilmenin yollarını araştırıyordu. Ölümünden 10 yıl sonra hayali hemen hemen gerçek oldu. Çevreci mirasını şimdi eko resort The Brando devraldı.

ada
Film setinde tanışıp evlenen Marlon Brando ve Tarita Teriipia çekim arasında.

Yıl 1960. Oyuncu Marlon Brando, Pasifik Okyanusu üzerinde uçuyor. Derdi, bir ada beğenip satın almak filan değil; ‘Gemide İsyan’ filmine uygun bir set bulmak. Sonra, Tetiaroa’yı görüyor. Ve buna “İlk görüşte aşk” deniliyor.

Tetiaroa, binden fazla adadan oluşan Polinezya’nın cevherlerinden sadece biri. Bu adaları 4 bin yıl önce, Pasifik’in bilinmezlikle dolu sularında hindistancevizi, muz ve tavuk dolu kanolarıyla yol alan Güneydoğu Asyalılar keşfetti. Onlardan çok uzun zaman sonra, 1700’lerde Avrupalılar geldi. Fakat Tetiaroa özeldi. Tahiti kraliyet ailesi burayı yüzyıllarca yazlığı olarak kullandı. En sonunda da ada bir Hollywood aktörünün kalbini çaldı.

Brando’nun Tetiaroa’ya gönlünü kaptırmasında şaşılacak bir şey yok. Dev bir mercan resifinin kalkan gibi sarmaladığı 13 adacıklı atol, rüya gibi kumsalları ve turkuaz lagünüyle baş döndürecek kadar güzel. Amerikalı oyuncu, kendisine ‘cennete yakınmış’ hissi verdiğini söylediği atole bürokratik engeller nedeniyle yedi yıl sonra sahip olabildi. Ve ‘Gemide İsyan’ filminde birlikte rol aldığı, daha sonra eşi olan Tahitili Tarita Teriipia ile burada yıllarca lavaboları dev deniz kabuklarından yapılmış mütevazı bir otel işletti. Brando, Tetiaroa’nın kültürel ve doğal mirasını korumakta kararlı ve hırslıydı. Şöyle demişti:

Ne zaman kendimi bir gece vakti Güney Denizi’ndeki adamda otururken düşlesem, kafam rahatlıyor. Eğer yapabilirsem, Tetiaroa sonsuza dek Tahitililere bugün ve yüzlerce yıl önce kim olduklarını hatırlatan bir yer olarak kalacak.

tetiaroa
Tetiaroa, 13 adacıklı bir mercan atolü

LÜKSTEN VAZGEÇMEDEN ÇEVRECİ OLUNUR MU?

Tetiaroa doğal bir laboratuvardı ve bilimin bunu kayda geçirmesi gerekiyordu. Brando da bunu yaptı. Adayı ekologlar, arkeologlar ve doğa bilimcilere açtı. Amacı, burayı bir araştırma ve eğitim merkezine dönüştürmekti. 1999’da, uzun süredir Tahiti’de yaşayan, çevre konusunda kendisiyle benzer hassasiyetleri taşıyan ve bölgede eko resort’ları bulunan Richard Bailey ile bir hayalini paylaştı. Ve birlikte, dünyanın ilk post-karbon resort’unu yaratmaya karar verdiler. Lüksten vazgeçmeden, inovatif teknolojilerle kendi kendine yeten bir okyanus vahası yaratacaklardı. Bu küçük atol, ‘sürdürülebilirlik’ konusunda dünyaya bir ders verecekti.

Bu mümkündü, sadece pek kolay değildi. Brando ne yazık ki düşlerinin gerçekleştiğini görebilecek kadar yaşamadı. 2004’teki ölümünden bir yıl sonra adayı satın alan Bailey, Brando’nun mirasına ihanet etmedi ve Tetiaroa’da neredeyse ‘karbon nötr’ bir lüks resort yarattı: The Brando.

brando1
Tetiaroa’da yapılabilecek en güzel şeylerden biri ıssız adacıkları keşfetmek

Aerial26_tmk

Geçen yıl temmuz ayında kapılarını açan 35 villalı The Brando, sürdürülebilirlik konusunda iddialı. Mesela, resort’taki binalar okyanusun derinliklerinden gelen suyla soğutuluyor. “SWAC” adı verilen bu sistemin, enerji ihtiyacını yüzde 70’lere varan ölçülerde düşürdüğü belirtiliyor. Ayrıca adanın enerji ihtiyacının yarısı güneş panellerinden, diğer yarısı hindistancevizi yağıyla çalışan biyoyakıt istasyonundan elde ediliyor.

Şu an yegâne sorunları, adaya uçakla gelen konukların yarattığı karbon emisyonu. Adalar arası karbonsuz uçuş programı başlatmak isteyen resort, adadaki tüm araçları da güneş enerjisiyle çalışır hale getirmeyi amaçlıyor.

P1140676_lg
Tetiaroa’da villalar palmiyelerin arasına gizlenmiş.

CG.B_Villa_Aerial_TETTFS_0314

BRANDO’NUN TORUNU ADADA REHBER

Tetiaroa özünde siyah uçlu köpekbalığından dev vatozlara, papağanlardan fırkateyn kuşlarına envaiçeşit canlının yuvası. Adanın yerlisi olan kuşlara her akşam 50 kilometre mesafedeki Tahiti’den gelenler katılıyor ve yırtıcılardan uzak adada mutlu mesut geceliyorlar. Adayı sarmalayan resif ile iç ve dış lagünlerdeki geniş mercan yatakları, deniz canlılarına mükemmel bir barınak sunuyor. Bu sulardaki 167 balık türüne arada sırada balina ve yunuslar da eşlik ediyor. Balinaların göçü, ağustos ve ekim ayları arasında izlenebiliyor. Bir diğer güzellik de, yumurtalarını mercan kumsallarına bırakmak için atolü ziyaret eden iri deniz kaplumbağaları…

Marlon Brando’nun, lagünde balık tutarak büyüyen 27 yaşındaki doğa bilimci torunu Tumi Brando bugün adada rehberlik yapıyor. Torun Brando, adayı koruma misyonunu dedesinden miras aldığını söylüyor. Bu miras, deniz yaşamının ve bioçeşitliliğin korunması için kurulan Eko İstasyon’da da sürdürülüyor. Dünyanın çeşitli yerlerinden bilim adamları burada çalışıyor ve meraklı turistlerin sorularını ilgiyle yanıtlıyorlar.

tumi_brando
Marlon Brando’nun torunu Tumi Brando
Turtle_brando
Ada çeşit çeşit kuşun, bitkinin, balığın ve deniz kaplumbağalarının yuvası.

JET SKİ’YE BURADA YER YOK

Tetiaroa’nın kıyılarında jet ski ya da süper yatları değil ama büyüleyici mercan bahçesinde sakin sakin kürek sörfü yapanları görebilirsiniz.

Bu adada yapılacak tonla şey var: Şnorkelleri kuşanıp suyun altındaki rengârenk dünyaya bakabilir, lagünde yerlilerin va’a kanolarında kürek çekebilir, bisikletle turlayabilir, kuş gözlemleyebilir ya da lagünü çevreleyen el değmemiş adalarda ıssızlığa doyabilirsiniz. Tehlikeli işlere kalkışmaktan çekinmeyen cesur yürekleri, okyanusun açıklarında scuba dalış bekliyor. Hiçbir şey yapmamanın tadını çıkarmak isteyenler için Denizkızı Koyu (Mermaid Bay) ve özel havuzlar emre amade.

Günün tatlı yorgunluğu, gün batarken sahile atılan masalarda, geleneksel Tahiti dansları izlenirken atılıyor. Gökyüzünde yıldızlar göz kırparken Bob’un Barı’nda müziği hücrelerinizde hissedebilir ya da bir filmin keyfine varabilirsiniz.

snorkel
Jet ski ya da o trilyoner yatlarını arıyorsanız, burada hiçbiri yok. Ama isteyene kano ve kürek sörfü var.

GÖRÜNMEZ VİLLALAR

Villaları sona bıraktık, çünkü burada başrol villaların değil, doğanın. The Brando’da okyanusun üzerinde dizi dizi bungalovlar filan yok. Hatta denizden bakıldığında yapılar zar zor görülüyor. Çünkü Brando yapıların doğadan rol çalmasını istemiyordu.

The Brando, Polinezya yaşam tarzını ve kültürünü kutsuyor, ama Batılıların lüks ihtiyaçlarını da gözardı etmiyor. Villaların konforundan, özel havuzlarından ve resort’un Polinezya ve Fransız mutfağı sunan iki restorandan uzun uzadıya söz etmenin gereği yok. Gene de yemeklerin, Paris’teki iki Michelin yıldızlı Le Grand Véfour restoranının ödüllü şefi Guy Martin’in imzasını taşıdığını ve resort’un yerel ve geri dönüştürülebilir malzemelerle yapıldığını belirtmeden geçmeyelim.

CG.B_3BR_Villa_0423_ed_lg
Villaların önünde özel havuzlar bulunuyor.
THEBRANDO
1) Villaların önünde özel havuzlar var. 2) Temanu Bar 3) Oturma odasının önü havuz 4) Bahçeye açılan banyo

Aktivist ruhu adanın DNA’sına işleyen Brando’nun rüyası, Güney Pasifik’te yaşıyor. Bu deneyimi Şilili bir ziyaretçi Los Angeles Times yazarına şöyle tarif etmiş:

Güney Pasifik’te pek çok ada gördüm. Ama burada inanılmaz bir şey var: Daha önce görmediğim bir lüksün, mahremiyetin ve el değmemiş vahşiliğin karışımı…

Bicycles_TET2362
Adada her misafire bisiklet veriliyor.

PRATİK BİLGİLER

* Büyüklük: 1.433 dönüm
* Kaç kişi kalabiliyor? Maksimum 84 kişi.
* Fiyatlar: The Brando’da ‘her şey dahil’ sistemi işliyor. Yemekler, alkollü içecekler, dalıştan kürek sörfüne pek çok aktivite ve ders, bisiklet, spa fiyata dahil. 1-2 kişilik villaların geceliği 2.000 euro’dan başlıyor. 1-4 kişilik villalar için bu rakam 4.800 euro. 1-6 kişilik villalarda konaklama bedeli ise 7.200 euro. (Yüksek sezonda bu rakamlar sırasıyla; 2.500 euro, 6.000 euro ve 9.000 euro’ya çıkıyor.)
* Ne zaman gidilir? 1 Temmuz-31 Ekim arası, adanın yüksek sezonuna denk geliyor. http://www.thebrando.com adresinden uygun dönemlere bakmalısınız.
* Nasıl gidilir? Adaya gitmek için ilk durak Tahiti’nin başkenti Papeete’deki Faa’a Uluslararası Havaalanı. Buradan Air Tetiaroa’nın özel uçaklarıyla adaya uçuş 20 dakika sürüyor. Manzara nefes kesici. Otele rezervasyon yaptırırken, bu uçuş da organize edilebiliyor. Uçuş fiyatları, çocuklar ve yetişkinler için değişiyor.

CG.B_Beach_TETTFS_0583

BeachWalk_TFS0428

Reklamlar
Şununla etiketlendi: