Mısır’da bir ateist ‘vaiz’

ismail_mohamed
İsmail Muhammed (ismini Ismail Mohamad olarak kullanıyor), hayatını turizmcilik yaparak kazanıyor. Eğitim fakültesini ateist olduğunu açıkladığı dönemde bırakmak zorunda kalmış.

TEMPO (Eylül 2015) –Mısır, ateist, ‘vaiz’… Pek bir araya gelemeyecek gibi duran bu üç kelime, genç bir Mısırlı’da vücut buluyor. İsmail Muhammed, ateizmin bir tür ‘salgın’ muamelesi gördüğü ülkesinden tüm Arap dünyasına Tanrı tanımazlığı ve sekülarizmi anlatıyor. Adresi; YouTube. “Burada, bir deli saçmasının içinde yaşıyoruz. Ve dünya bunu bilmeli!” diyor.

Röportaj: Özlem Numanoğlu / ozlem@doganburda.com

Şubat 2014. Mısırlı sekülarizm yanlısı genç aktivist İsmail Muhammed, İskenderiye’de bir caddede BBC News mikrofonuna konuşuyor: “Mısır’ı terk etmek istemiyorum” diyor, “Burada kalıp ailemle yaşamak ve işimi yapmaya devam etmek istiyorum.” O sırada yoldan geçen başı örtülü bir kadın hışımla röportajı bölüyor. Muhammed’i işaret ederek bağırıyor: “O bir ateist. Onunla röportaj yapıp, fikirlerini yaymasını söylüyorlar. Ne anlatıyorsun sen?!”

Malum, Mısır ateistler için pek ılımlı bir yer sayılmaz. 84 milyonluk bu Kuzey Afrika devi, dünyanın en dindar ülkelerinden biri. Halkın yüzde 74’ü şeriatı; bu kesimin yüzde 86’sı da dinden dönene idam cezasını destekliyor. (*)

Aslında Mısır’da ateizm kâğıt üstünde yasak değil; anayasa inanç ve ifade özgürlüğünü koruma altına alıyor. Ancak sadece Facebook’a ateist olduğunu yazdığı için tutuklanan bile var. Hatta Mısır Vakıflar Bakanlığı da, 2011’deki devrimden sonra görünür hale gelen Tanrı tanımazlarla ‘mücadele’ için anti-ateizm birimi kurdu. Birimin koordinatörü Şeyh Ahmed Turky, ateizmi bir ‘salgın’ olarak görüyor: “Beş (ateist) vaka bile olsa tedbir almak zorundayız. Görmezden gelirsek, yayılır.”

Girişte adını andığımız İsmail Muhammed (32), Arap dünyasının ateistlerini Andersen masalındaki ‘çirkin ördek yavrusu’na benzetiyor. Kızıldeniz kıyısındaki evinde kaydedip YouTube’da yayınladığı ve onbinlerce kişi tarafından izlenen talk show’unun adını da ‘Black Ducks’ (Siyah Ördekler) koymuş. Programına, ülkelerinde ateizmin terör suçu kabul edildiği başı/yüzü açık Suudi kadınlar bile katılıyor.

Bu sıradışı Mısırlı ile Skype aracılığıyla gerçekleştirdiğimiz röportajda, bize dini sorgulamaya nasıl başladığını, İslam’ı ve Tanrı inancını nasıl terk ettiğini, Mısır’da ateist olmayı ve bu programla ne yapmaya çalıştığını anlattı.

 

Ateist olmaya karar vermeden önce dindar bir Müslüman mıydınız?
Sıradan bir Müslüman’dım. Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki pek çok Müslüman nasıl yaşıyorsa, ben de öyle yaşıyordum. Şeriat ve din tarihi hakkında pek bilgim yoktu. Ramazan’da oruç tutuyor, ara sıra da namaz kılıyordum.

Ne zaman ateist oldunuz?
Yaklaşık üç buçuk yıl önce. “Bildiğim her şeyi inkâr etmek çok güç oldu”

İslam’dan ateizme geçişiniz nasıl oldu?
Ateizmle şans eseri tanıştım. İlk kez bundan dokuz yıl önce, dine ve Tanrı’ya inanmayanlar olduğunu öğrendim. Çok şaşırmıştım; internette ateizmle ilgili Arapça makaleler bulup okumaya başladım. Okudukça kötü hissediyordum, çünkü bildiklerim yanlıştı. En sonunda hepsini unutmaya karar verdim ve hayatıma Müslüman olarak devam ettim. 2011 yılında, ülkemdeki devrimden sonra ateizm tekrar karşıma çıktı.

Nasıl?
Richard Dawkins’in üç bölümlük belgeseli ‘Charles Darwin’in Dehası’ ile… Daha önce evrim teorisini duymuştum ama bize hep ‘yanlış bir teori’ olduğu söylenmişti. Ancak bu belgesel, teoriyi hiç bilmediğim şekilde ele alıyordu. Yine de Dawkins’e hemen inanmadım. Almanya ve İngiltere’deki bazı üniversitelere mailler gönderdim. Benim öğrenci olduğumu, teori üzerine çalışmak istediğimi sandılar ve bana çeşitli formlar yolladılar. Bu sayede, teoriyle ilgili geniş araştırmalar yürütüldüğünü öğrendim. Birkaç adım da, Mısırlı düşünür Salama Moussa’nın 1928 tarihli kitabı ve İngiliz araştırmacı Alice Roberts’ın insan evrimiyle ilgili üç bölümlük belgeseliyle attım. İşte her şey böyle başladı.

Tanrı’yı inkâr etme noktasına gelmek güç müydü?
Kültürümü; okulda, televizyonda, cuma namazında öğrendiğim her şeyi inkâr etmek çok zordu. Adem ve Havva’ya tüm kalbimle inanmıştım. Hem herkes bu hikâyeye inanırken ben nasıl inkâr edebilirdim ki? Sonra bazı büyük İslam âlimleriyle ilgili şaşırtıcı bilgiler öğrendim. Mesela; okulda bize İbn-i Sina, İbn-i Haldun gibi isimlerin büyük Müslümanlar olduğu öğretilmişti. Ama farklı tarih kitaplarını okuyunca, sadece İslam değil, din karşıtı olduklarını gördüm. İbn-i Sina, peygamber düşüncesine karşı çıkıyordu.

Bu saydığınız isimleri tüm dünya ‘İslam âlimi’ olarak kabul ediyor ama… 
İslam tarihi objektif değil. İslam, Hıristiyanlık ve Yahudilik tarihini okudum ve okudukça şok oldum. Ama kimseyle konuşamıyordum. Burada din konusunda özgürce konuşmak çok tehlikeli.

ateizm_misir

Sonunda ne zaman “Ben ateistim” dediniz?
Üç-dört ay içinde Tanrı fikrinden vazgeçtim. Özgür düşünmemde bana iki isim yardım etti: Biri, ateist yazar Christopher Hitchens. Sırf onun kitaplarını okuyabilmek için İngilizce öğrenmeye başladım. Diğeri, Suudi yazar Abdullah El Kasımi. O, Nietzsche’nin Arap versiyonu gibi. Nietzsche “Tanrı öldü” der. Bana göre, El Kasımi de İslam fikrini öldürdü. Bunu açıkça değil, felsefi olarak yaptı, çünkü çok tehlikeli bir toplumda yazıyordu.

Kararınızı başkalarına açıklamak zor oldu mu?
Kiminle konuşmak istesem korkuyordu. Bir noktada, Mısır’da böyle düşünen tek kişinin kendim olduğunu düşünmeye başladım. Nihayet İskenderiye’de birini buldum. Eski bir Hıristiyandı. Beni başkalarıyla tanıştırdı.

Böyle bir ortamda YouTube’da ateist fikirleri yaymaya nasıl cesaret ettiniz?
Bunu yapmalıydık, çünkü din yüzünden bir deli saçmasının içinde yaşıyoruz! Ne dediğimi anlıyor musunuz? İnsan gibi yaşamıyoruz. Kaybetmeye korkacağımız bir hayatımız bile yok. Din yüzünden insanlar delirmiş vaziyette. Anlatsam belki bana inanmazsınız. Size küçük bir hikâye anlatayım: Müslümanken, bir kıza âşık oldum. O benimle sevişmek istedi ama Tanrı’dan korktuğum için “Hayır” dedim. Evet, bunu gerçekten yaptım! (gülüyor)

Mısırlı ateistlere verilen cezalar
• Facebook’a ateist olduğunu yazan öğrenci Karim Al Banna, ‘İslam’ı aşağılamak’tan üç yıl hapse çarptırıldı. Banna’nın babası, mahkemede oğluna karşı ifade verdi. Ocak 2015
• Aktivist yazar Karam Saber, “Tanrı nerede?” başlıklı hikâyeleri sebebiyle beş yıl hapse çarptırıldı. Haziran 2014
• Blogger Alber Saber, ‘Mısırlı ateistler’ sitesinde dine küfrettiği gerekçesiyle üç yıl hapse çarptırıldı. Aralık 2012

“TV’DE BENİ DELİ GİBİ GÖSTERMEYE ÇALIŞTILAR”

Programınıza konuk bulmak zor mu?
Başta (iki yıl önce) kimse programa çıkmak istemiyordu. Avrupa ve ABD’de yaşayan Arap ateistlerle birkaç bölüm çektikten sonra, Mısır’ın ulusal kanalından Arap dünyasında popüler bir programa çağrıldım. Canlı yayında ifade ve inanç özgürlüğünden, sekülarizmden, evrim teorisinden söz ettim. Ama programın sunucusu resmen bana savaş açtı! Mısır’daki bazı önemli insanlarla, polis yetkilileriyle telefon bağlantıları yaptı ve seyirciye beni bir deli, normal olmayan biri gibi göstermeye çalıştı. Sürekli gülümseyip kibarca konuşmaya devam ettim. Sonuçta onun saldırganlığı bana yaradı: İnsanlar fikrimi değilse bile beni sevdi.

Programdan sonra nasıl tepkiler aldınız?
Sokakta yürüyemiyordum. Herkes neden ateist olduğumu soruyordu. Diğer yandan, o kadar çok ateist benimle temasa geçti ki… Sadece Mısır’dan değil; Fas’tan, Tunus’tan, Libya’dan, Suudi Arabistan’dan, İran’dan, Lübnan’dan! Profesörler destek telefonu açıyordu. Artık programıma çıkmak isteyen çok.

Programınız ‘Black Ducks’ İslam karşıtı bir yayın mı?
Hayır. Müslümanlara karşı değilim. Benim İslam’la problemim; politikayla ve şeriatla ilintili olması.

Konuklarınızla neler konuşuyorsunuz?
Sekülarizm, modern evlilik, bazen de onların hikâyelerini… Mesela; Suudi Arabistan’ın ilk kadın ateisti konuğum oldu. O bölümden sonra YouTube pek çok şikâyet alıp kanalımı kapamıştı. Ürdünlü bir erkek, programda homoseksüel olduğunu açıkladı. Bu yüzden
işini kaybetti, ailesi ona cephe aldı ve ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Ateist olduğunuzu söyleyebilirsiniz ama “Homoseksüelim” demek çok daha zor!

Sizin yaptığınız ateizm misyonerliği mi?
İnsanların düşünmeye başlamaları, bilime yaklaşmaları ve farklı görüşleri kabullenmeleri
için gayret ediyorum. Sorun; sadece tek bir görüşün olması, onun ‘doğru’ kabul edilmesi ve hepimizin ona uyması gerekliliği! Bu yanlış. Sen neye inanmak istiyorsan ona, ben neye inanmak istiyorsam ona inanırım.

Size “ateist vaiz” denilmesinden hoşnut musunuz?
Neden olmayayım? Ne bu terimle, ne de herhangi bir din adına vaaz vermek isteyenlerle problemim var. Hıristiyanlık gelişime açık; İslam ise bin yıl öncesinde kalmış gibi. İki çeşit Müslüman var: Normal Müslümanlar ve İslamcılar. İslamcıların din aracılığıyla hayatımı
kontrol etmesine karşıyım.

brohterrachid
Arap dünyasında İslam eleştirisi yapan online programlar
• Brother Rachid: Faslı Brother Rachid (kimliğini açıklamıyor), Müslümanlıktan Hıristiyanlığa geçmiş. Babasının din adamı olduğunu, kendisinin 20 yıl İslam eğitimi aldığını söylüyor. YouTube’da, 10 bin küsur takipçisi olan kanalında, “IŞİD ve İslam’ın birbirinden farklı olmadığı” konusunda Obama’ya verdiği provokatif mesajı 557 bin kişi izledi.
• Modern Reading: Iraklı Mustafa al Umari, modern çağda İslam’ın eski kurallarının geçerliliğini sorguluyor.
• Box of Islam: Mısırlı Hamed Abdel-Samad, İslam’ı agresif şekilde tartışıyor.

“ERDOĞAN’I ANLAYAMIYORUM”

Türkiye laik ve Mısır gibi çoğunluğu Müslüman olan bir ülke. Fakat burada bile ‘ateist vaiz’ rastladığımız bir şey değil. Korkmuyor musunuz?
Evlendiğimden bu yana korkuyorum. Dokuz aydır evliyiz. Eşimin geleneksel ve dindar bir ailesi var, bu yüzden İskenderiye’den kaçtık. Kızıldeniz kıyısında yaşayan bir arkadaşım bölgenin daha güvenli olduğunu söyledi.

Eşiniz de ateist mi?
Evet. Müslümandı ve ateist oldu.

Kimlerden korkuyorsunuz?
En büyük korkum radikal İslamcılar ve dar görüşlü insanlar. Biri yüzümü tanırsa ya da nerede yaşadığımı bilirse olabileceklerden korkuyorum.

Hükümet?
Onlar beni öldüremez, sadece sorgular.

Tutuklayamazlar mı?
Olabilir. Ama geniş bir izleyici kitlem var ve çok popülerim. Bu tür bir şey onları kötü gösterir, utanç kaynağı olur. Ben bu yüzden devam edebiliyorum. Mısır şu an başka bir evrim daha geçiriyor: Müslüman Kardeşler’i postaladık ve bence hükümet (El Sisi hükümeti) benim gibi insanların çıkıp sekülarizm ve ifade özgürlüğünden bahsetmesinden hoşnut. Eskiye göre daha çok kabul görüyoruz. (…) Türkiye’de Müslüman Kardeşler’in bir dostu var; ismi Erdoğan. O da ‘Büyük İslam’ gibi fikirlere
çok yakın. Nedenini anlamıyorum.

Kendisi ateizmi bir ‘ayıp’ olarak görüyor.
Evet, biliyorum. Seküler bir anayasanız olduğu için çok şanslısınız.

ESKİ IŞİD SEMPATİZANI, YENİ ATEİST İZLEYİCİ

Mısır’da ateizm suç mu?
Anayasada iki paragraf var. İlk paragraf, inanç ve ifade özgürlüğünden söz ediyor. İkinci paragrafta ise, dinle ilgili olumsuz görüş belirtemeyeceğiniz yazıyor. Sorun şu ki; ilk paragraf işlemiyor. Facebook’taki durum güncellemeniz ya da bir makale yüzünden hapse girebilirsiniz. Televizyona çıktığımda bir polis yetkilisi şöyle demişti: “Tamam sen bir ateistsin ama bununla ilgili konuşamazsın.” Yani, sorunuza iyi bir cevabım yok.

Ülkenizi terk etmeyi düşündünüz mü?
Iraklı bir arkadaşım, programı daha geniş imkânlarla Avrupa’da sürdürmemi söylüyor. Kendisi bir süre öncesine kadar IŞİD’e sempati duyuyordu ve Black Ducks’ı ilk izlediğinde çılgına dönmüştü! Zamanla İslami ideolojiyi terk etti. Artık bir ateist ve İsveç’te yaşıyor. O, Mısır’dan ayrılmamı söylüyor ama şu an maddi zorluklar yaşıyoruz. Avrupa’dan vize bile alamayabilirim.

YouTube’dan para kazanıyor musunuz?
YouTube ile reklam geliri elde etmek için bağlantıya geçtim. Bağış yapmak isteyen
izleyicilerim de var ama yasal olarak buna iznim var mı bilmiyorum.

Daily Beast’te sizinle ilgili bir makalede şöyle deniyor: “Muhammed, belki de sonsuza kadar ateist kalmayabileceğini söylüyor.” Tanrı’nın varlığıyla ilgili hâlâ şüpheleriniz var mı?
Hayır. Dini inkâr ediyorsanız, Tanrı’nın varlığını inkâr etmeniz de mantıklı olur. Çünkü biz tanrıları din aracılığıyla biliyoruz. Tanrı bir teori değil. Bilimsel olarak, “Tanrı yüzde 100 yoktur” diyebilirim. Ben sadece “Her şey mümkündür” diyorum. Bilim her gün gelişip değişiyor. Gelecekte de değişmeye devam edecek ve biz onun söylediklerini kabul edeceğiz. Bilimi takip edeceğiz.

Reklamlar