Sahi ozon deliğine ne oldu?

OZONE_D2015-05-09_G^716X716.IOMI_PAURA_V8F_MGEOS5FP_LSH
Ozon tabakasında durum her gün değişiyor. Mor ve mavi renkli kısımlar, ozon gazının en az, sarı ve kırmızı renkli kısımlar ise ozon gazının en çok bulunduğu bölgeler. Fotoğraf: NASA

TEMPO (Mayıs 2015) – Felaket haberleri sıralamasındaki tahtını küresel ısınmaya kaptırdığından beri, ozon tabakasındaki deliği konuşmaz olduk. Keşfinin 30’uncu yıldönümünde ozon deliği ne durumda dersiniz?

Yazı: Özlem Numanoğlu / ozlem@doganburda.com

Bundan 30 yıl önce Nature dergisi ürkütücü bir keşfi duyuruyordu: Britanya Antarktik Araştırmaları ekibi, Güney Kutbu’nun üzerinde, ozon tabakasında dev bir delik tespit etmişti. Ozon tabakasıyla işte böyle tanıştık.

Sonra onun gezegenimizin ‘güneş kremi’ olduğunu öğrendik. Dünya’nın 15-30 kilometre üzerinde konuşlanıyor, şeffaf bir örtü gibi Dünya’yı sarmalıyor ve Güneş’ten gelen zararlı UV-B ışınlarını bloke ediyordu. Bu renksiz ozon örtüsü, bizi cilt kanserinden koruyor, doğal yaşamı da dengede tutuyordu. Peki, ne olmuştu da ozon tabakasında koca bir delik açılmıştı?

Suçlu uzaklarda değildi; insan eliyle yaratılan kloroflorokarbon gazlarıydı. Keşfin yapıldığı dönemde buzdolabı, sprey ya da yangın söndürücü gibi evsel ve endüstriyel ürünlerde yaygın biçimde kullanılan bu gazlar, atmosferin üst katmanlarına çıkınca ozonu yok ediyor ve tabakayı inceltiyordu.

Keşiften iki yıl sonra, adını tarihe altın harflerle yazdıran Montreal Protokolü imzalandı. Bu hayati anlaşma sayesinde, 2030 itibarıyla yılda iki milyon cilt kanseri vakası ile gözlerimiz ve bağışıklık sistemimizdeki olası hasarların önlenmiş, vahşi yaşam ve tarım alanlarının korunmuş olacağı tahmin ediliyor.(*) Zira Birleşmiş Milletler üyesi tüm ülkelerin imza koyduğu protokol ile kloroflorokarbon gazları ile bazı halonların üretimi/tüketimi tüm dünyada aşama aşama azaltıldı.

Ozon deliği hâlâ duruyor mu?

Ama evet, günümüzde ozon deliği hâlâ yerli yerinde duruyor. Boyutları, 1990’ların sonu ve 2000’lerin başına göre iyi durumda ama 1980’lerdeki haline dönmesinin bile en az 35 yıl sürmesi bekleniyor. NASA’ya göre delik Kuzey Amerika büyüklüğünde.(**) Deliği keşfeden ekipten Dr. Jonathan Shanklin, “Bunu düzeltmenin uzun süreceğini biliyorduk, çünkü kloroflorokarbon gazları uzun ömürlüdür” diyor.

Öte yandan, ozon deliğini iyileştirme çabalarının küresel ısınmayı -en azından Antarktika’da- artırmış olabileceği de düşünülüyor. Çünkü ozon başlı başına bir sera gazı ve sıcaklığı atmosfere hapsediyor. Dr. Shanklin, “Ozon deliği kapandıkça, yani önümüzdeki 50 küsur yıl içinde küresel ısınmanın etkilerinin artmasını bekleyebiliriz” diyor.

(*) Kaynak: BM Çevre Programı UNEP
(**) NASA, bu adreste ozon deliğindeki son gelişmeleri günbegün paylaşıyor: http://ozonewatch.gsfc.nasa.gov/

Reklamlar