“Houston, bir sorunumuz var!”

apollo131
Altı astronot ve iki uçuş kontrolöründen oluşan bir grup, Houston’daki NASA merkezinde hararetle problemi gidermeye çalışıyor. Fotoğraf: NASA

TEMPO (Nisan 2015) – 11 Nisan 1970’te, Ay’a iniş için gönderilen ve uzayda felaketin eşiğinden dönen ‘Apollo 13’ mürettebatının ölüm kalım savaşının üzerinden 45 yıl geçti.

Uzay araştırmaları tarihinin bu unutulmaz hikâyesini kısaca özetleyelim:

13 Nisan sabahı, ‘Apollo 13’, Dünya’dan 200 bin mil uzaklaşmış ve Ay’a yaklaşmaya başlamıştı. O sırada, Houston’daki NASA merkezinden kontrolör Sy Liebergot, mürettebatın da içinde yaşadığı yörünge aracı Odyssey’in hidrojen tanklarından birinden gelen alçak basınç uyarı sinyalini gördü. Bu ciddi bir probleme işaret edebileceği gibi, basit bir çözümü de olabilirdi.

Astronot Jack Swigert rutin prosedürü uygulayıp gerekli düğmeye bastı. Bir dakika içinde uzay aracı korkunç biçimde titremeye ve alarmlar ötmeye başladı. Oksijen basıncı da düşüyordu. Swigert hızla merkezle temasa geçip, tarihe geçen o meşhur cümleyi kurdu: “Houston, we’ve had a problem.”

Bir dizi teknik (oksijen tanklarından birinin paramparça olması gibi) ve ölümcül sorunun ardından, misyon ‘Ay’a iniş’ten ‘Dünya’ya dönüş’e evrildi. Üç kişilik mürettebat 6 gün sonra kilo kaybetmiş ve tükenmiş halde (birinde böbrek enfeksiyonu da başlamıştı) Dünya’daydı.

Apollo13_crew
Apollo 13 mürettebatı Dünya’ya döndükten sonra… Astronotlar soldan sağa: Fred Haise, kaptan James Lovell ve John Swigert. Kaynak: NASA

Olaydan sonra, NASA’nın soruşturma komisyonu, soruna oksijen tankında açığa çıkan kabloların sebep olduğunu ortaya çıkardı. Hem üretim hem de test süreci sorunluydu. Olay günü de, bu kablolardan birinden sıçrayan kıvılcım yangına sebep olmuştu.

Bu korkunç ve muazzam hikâye ile o cümle hiç unutulmadı.

Apollo 13’ün gerçek hikâyesini bu belgeselden izleyebilirsiniz. (İngilizce)

Reklamlar
Şununla etiketlendi: