Danimarka’da bir İslami seksolog

fatima_el_hajjTEMPO (Aralık 2013) –Cinsel tabularla çevrili İslam dünyasındaki son cesur ses, Kuzey Avrupa’dan yükseliyor. Tempo’ya konuşan Danimarkalı İslami seksolog Fatima El-Hajj, “İslam’ın, her şeyin konuşulabildiği açık bir dönemi vardı. O döneme geri dönmek istiyorum” diyor. 

Fatima El-Hajj, Filistinli bir baba ve Polonyalı bir annenin kızı. Danimarka’da doğup büyümüş, dinine bağlı bir Müslüman. Onu dikkat çekici kılan ise, işi. O bir ‘İslami seksolog’.

Henüz 24 yaşında ve yolun çok başında ama yarattığı etki büyük. Kopenhag’da, sadece birkaç ay önce açtığı klinik dolup taşıyor. “Seks, bir insan hakkı ve seks yapmaktan herkes zevk almalı. Neden Müslümanlar da buna dâhil olmasın?” gibi dolaysız açıklamaları Batı medyasının da ilgisini çekiyor.

İslam dünyasının bu genç ve cesur sesi ile Tempo için gerçekleştirdiğimiz e-posta röportajında söyledikleri, aklı tabuların hapsinden kurtarmak için yol gösteriyor.

“TONLARCA SORUM VARDI, AMA CEVAP YOKTU”

Dindar bir Müslüman olarak, size seksolog olmayı düşündüren neydi?
Bundan birkaç yıl önce spiritüalizm ve feminizmle ilgilenmeye başladım. Yogadan tantra’ya, sufizmden İmam Gazali’ye Doğu mistisizmini keşfettim. Bir tam yılı yoga okulunda geçirdim ve orada, İslam kökenli kimi fikirleri alıp spiritüalizm gibi üst noktalara taşıdıklarını, ayrıca feminizme odaklandıklarını gördüm. Benim için çok ilham verici bir yıldı. Ama nihayetinde, dini inancımla ve bazı dini değerlerimle çelişen noktalar vardı. Bu yüzden okumaya, İslam’da cinsellik ve spiritüalizm konusunda araştırmalar yapmaya başladım. İslam’ın tamamıyla bu konulara dair geniş bir içeriğe sahip olduğunu görünce şoke oldum. O günden sonra bir daha geriye bakmadım. Artık yapılması gerekenin bu olduğundan emindim.

Tatmin edici sonuçlarla karşılaşmış olmalısınız.
Cinsellik konusunda oldum olası aklımda tonlarca soru vardı, ama kimse bunları cevaplayamıyordu. Aslında yanıtların hepsi dinimdeydi.

Ve böylece işin eğitimini almaya karar verdiniz.
Evet. Danimarkalı ünlü seksolog Joan Orting’in seksoloji okulunu bitirdim. Daha sonra eğitimimi İslam ile birleştirdim. ABD’de, Dr. Hamza Yusuf yönetimindeki Zaytuna College’da ‘İslam, Seks ve Etik’ eğitimi aldım. Yüksek lisansımı da Kopenhag Üniversitesi’nde dil psikolojisi üzerine yaptım.

Bir röportajınızda, Müslüman bir ailede büyüdüğünüzü ve o dönemde cinsellikle ilgili çok az bilginiz olduğunu söylemişsiniz. Seksolog olmaya karar verince aileniz nasıl tepki verdi?
Ne yazık ki, annemi birkaç yıl önce kaybettim. Babam başta biraz tereddütlüydü ama şimdi, yaptığım işin yarattığı etkiyi görebiliyor ve cesaretimden ötürü benimle gurur duyuyor. Hem ondan hem de tüm ailemden tam destek alıyorum.

“RADİKALLERDEN TEHDİT ALDIM”

fatima_el_hajj1
El-Hajj, cinselliğe bakış açısını şöyle özetliyor: “Tanrı, bizi nasıl ki, yemek ve su
ihtiyacıyla yarattıysa, cinselliği de insanın doğal bir parçası olarak yarattı.”

Çarpıcı ve sıra dışı açıklamalar yapıyorsunuz. Radikal İslamcılardan tehdit aldınız mı?
Hem Müslümanlardan hem de Danimarkalı radikallerden tehdit aldım. Ama yine de iyi mesajlara odaklanmayı tercih ederim. Çünkü insanların büyük kısmı çok pozitif. “Hep bu alanda çalışacak birini bekliyorduk” diyorlar. Her zaman ve her konuda aşırılıkçılar olacaktır, ama neyle ilgilenip ilgilenmeyeceğimize biz karar veririz.

Batı medyası sizden ‘Müslüman seksolog’ diye söz ediyor. Bu tanım hakkında ne düşünüyorsunuz?
‘Müslüman seksolog’ diye tanımlanmaktansa, ‘İslami seksolog’u tercih ederim.

Fark var mı?
Büyük fark var. ‘Müslüman seksolog’ dediğinizde, kişisel olarak benim dinime odaklanmış oluyorsunuz. ‘İslami seksolog’ tanımında ise, dinimin, yaptığım işle kişisel bağlantısı kalmıyor; İslam’ın kendisine dayanıyor.

Danimarka’daki tek İslami seksolog siz misiniz?
Müslüman olan bir başka seksolog daha var ama özel olarak Müslüman çiftlere odaklanmıyor. Sanırım ülkedeki ilk ‘İslami seksolog’ benim.

ERKEKLERİN İLGİSİ ŞAŞIRTTI

Müslüman olmayan hastalarınız da var mı?
Pek çok başvuru var. Bu, hem çok şaşırtıcı, hem de çok güzel. Çünkü nihayetinde
bir Danimarkalı seksolog ile aynı profesyonel yeterliliğe sahibim.

Bildiğim kadarıyla kliniğe ilgi büyük. Gelenlerin profili nasıl?
Kliniği Ağustos 2013’te açtım ve sadece üç ayda 400’den fazla başvuru oldu. Bu heyecan verici. Komik olan şu ki; bu işe başladığımda hastalarımın yüzde 95’i kadın olur sanıyordum ama kliniğe başvuran erkek sayısı karşısında şaşkına döndüm. Şu an kadın-erkek hasta oranı yarı yarıya sanırım. Çoğu yalnız geliyor, bazıları da eşleriyle. Çok sayıda Türk hastam da var.

Bir İslami seksolog olarak onlara nasıl yardım ediyorsunuz?
Eğitimimi İslam ile bütünlüyorum. Diğer taraftan, hastanın geçmişini, çocukluğunu, travmalarını öğrenmek ve tedavi için ilk adımı atıp çözüm bulmak uzun bir süreçtir. Bunun için kliniğimde özel konsültasyonlar yapıyorum. Ayrıca okullarda, kulüplerde ve evlerde dersler veriyorum. Bazen 10-15 genç kız toplanıyor, ben de onlarla kimi mitler ve kafalarındaki sorular hakkında konuşuyorum.

fatima el hajj

“SEKSİ BİR GECEDE ÖĞRENİYORUZ”

Daha çok ne gibi sorunlarla karşılaşıyorsunuz?
‘Seksolog’ kelimesini duyduğunuzda, konunun tamamen seksle ilgili olduğu sonucuna varmanız birkaç saniyeden fazla sürmez muhtemelen… Ama bu yanlış bir kanı. Yaptığım işin yüzde 80’i tamamen seksle ilgili değil.

O halde?
Kıskançlık, iletişim, ilgi ve dikkat eksikliği gibi farklı ilişki sorunlarıyla da ilgileniyorum. Elbette doğrudan doğruya seks kaynaklı problemler de var; erkeklerde iktidarsızlık ve erken boşalma tipik sorunlar. Kadınlarda ise, cinsel ilişki sırasında kasılma ve arzu eksikliğiyle karşılaşıyorum. Bir başka büyük sorun, kadın ve erkeğin ihtiyaçlarıyla ilgili. Bir erkeğin eşiyle seks yapması konusundaki haklarını herkes biliyor, ama kadının da cinsel hakları olduğu unutuluyor ya da hiç bilinmiyor. Oysa erkek, bunları yerine getirmekle yükümlü. Derslerimde özellikle bu konunun altını çiziyorum.

Sorunların kökeni nedir sizce?
Cinsel konularda hemen hiç bilgi sahibi olmadan, bunların değer görülüp  tartışılmadığı evlerde büyüyoruz. Sonra günün birinde evlendiğimizde, aynı gece seksin nasıl olup bittiğini keşfedip, karımız/kocamızla seks yapmaktan zevk almayı öğrenmemiz gerekiyor. Bunlar çok sıklıkla yaşanan şeyler. Gördüğüm kadarıyla, pek çok Müslüman çift, bu gibi basitçe çözülebilecek sorunlarla mücadele halinde. Aslında sadece konuşup sorunlarını tartışmaları gerekiyor. Tümüyle eğitimden ve sorunları tartışma cesaretinin eksikliğinden ileri gelen sorunlar söz konusu.

İslam’ın cinsellik konusundaki kısıtlamaları hep tartışma konusudur. Sizin yorumunuz nedir; İslam, bu anlamda sınırlayıcı bir din mi?
Günümüzde İslam’ın yorumlanmasıyla ilgili sorunlardan biri, dinimizin güzelliği ve imkânlarına odaklanmaktansa, daha çok kendimizi sınırlamaya yoğunlaşmamız. İslam, evlilik çerçevesi içinde olduğu sürece, cinselliğe büyük saygı gösteriyor. Peygamberin bu konuda birçok hadisi var; bir erkeğin ön sevişmeyi önemsemesi ve eşi orgazma ulaşmadan önce boşalmaması gerektiğini detaylı biçimde anlatıyor.

BATI’NIN BAKIŞI-İSLAM’IN BAKIŞI

İslam’da evlilik öncesi seks haram. Başka neler var?
İslami içtihatlara göre sadece birkaç haram var: Anal seks, âdet döneminde seks ve evlilik öncesi seks. Oral seks konusunda mezheplere göre farklı görüşler var. Ama hâlâ pek çok imkân varken, birkaç yasaklı şeye odaklanmak üzücü olur.

Din neden cinselliğin parçası olsun?
Hayattaki her şey gibi, bu konuda da İslam’ın açısını görmezden gelemezsiniz.

Batı dünyasında cinsellik günlük hayatın sıradan bir parçası. Müzik videolarında, filmlerde, dizilerde pek çok cinsel unsura rastlıyoruz; bu, normal ve utanç verici değil. Müslüman dünyasında ise, cinsellik hâlâ tabu. Bu iki farklı yaklaşımı nasıl yorumluyorsunuz?
Bu, meydan okuyan ama ilginç ve yerinde bir soru. Ben, Batılıların seksi resmetme şeklini ideal bulmuyorum. Kadın ve seks, ilkel bir sembole indirgeniyor. Çoğu Batılı ülkede TV’yi açtığınızda, sarhoş, vücuduna saygı duymayan ve sevişen gençleri gösteren reality show’ları görebilirsiniz. Ben seksi Allah’ın inanılmaz bir lütfu olarak görüyorum ve hayattaki diğer her şey gibi bu lütfa da sahip çıkma sorumluluğu taşıdığımızı düşünüyorum. Pek çok araştırma, porno
bağımlılığının büyük bir problem olduğunu gösteriyor. Öyle ki, bu artık bir hastalık olarak kabul ediliyor. Yeni kuşakların porno yıldızlarıyla ‘eğitildiğini’ görmek çok üzücü. Çünkü bu, mahremiyete ve cinsel ilişkiye karşı hastalıklı ve ilkel bakış açısı geliştiriyor.

Yine de İslam’ın bir cinsel devrime ihtiyacı yok mu?
İşimi yapma sebebim; İslam’ın ve seksin çelişmediğini göstermek. İslam’ın, her şeyin konuşulabildiği açık bir dönemi var. Uzun ve gurur duyulması gereken bir dönem. Artık problemlerimizi başta çözmek istemediğimiz için her şeyin mükemmel olduğunu varsayıyor, sonra günün birinde boşanma noktasına geliyoruz. Ben, konuşup sorunlarla yüzleşmeye cesaret edebildiğimiz o çağa geri gitmek istiyorum. Sorunlarımız olduğunu fark edersek, bunun üstüne eğilmemiz gerekiyor. Evet, sekse bakış açımız konusunda muhtemelen bir devrim gerekli, ama bu durum sadece Müslümanlar için değil; din ve kökenden bağımsız olarak herkes için geçerli.

Kişisel bir soru: Evli misiniz?
Kişisel soruları cevaplamamayı tercih ediyorum. Çünkü odağı işimden başka yöne kaydırıyor. Anlayışınız için teşekkür ederim.

Reklamlar
Şununla etiketlendi: